Haftanın ardından!

Yarım kalan sevinç!

Yazımın başlığını karşılaşma öncesi 3 puanı alacağımıza olan inancımla “Bir sevinci yaşamak” diye not almıştım. Ve bir giriş yaparak şu cümlelere yer vermiştim; Tutkuyla yaşanmalı sevinç, coşkusu olmalı dalgalar gibi köpük köpük. Ve gök kuşağı renginde. Huzur vermeli mutluluğu yüzüne vuran ve sınırları olmalı içinde saygı barındıran. Yaşamsal anlamda değer katmalı insana. Nefesin, nefes olmaktan öteye gitmesi, hayata bir renk ve anlam yüklemek adına. Kızdığında af edebilmelisin. Yalnızca kendi istekleri ve çıkarları doğrultusunda yaşamamalı insan. Çığlıkları olmalı……………..diye.
“Sevinç” sözcüğünün üzerime yüklediği duygusal etkiyle, müsabaka sonunda alınan sonuca uygun olarak “Yarım kalan sevinç” diye değiştirdim.
Bu sözcükten hareketle:
Sevinç, üzüntü, heycan, şaşkınlık, mutluluk,korku,neşe bunlarla ilgili bir tane cümle kurunuz ama hepsinden ayrı ayrı ve İçinde sevdanız olan bir isimle !…
Müsabakayı takip ettiğim dakikalarda yaşadığım duygular ile bir tahlil yapmaya çalıştım kendimce
“Heyecan, psikolojik ve fizyolojik bir karışımdır. Kişinin uyum gösteremediği ya da kötü uyum sağladığı bir olayda ruhsal ve beden gücünde meydana gelen bir değişimdir. Günlük yaşamda kaygı, sevinç, üzüntü, korku, hiddet, utangaçlık tepkileri birer heyecandır. Bu durumlar duygusal yaşamın göze çarpan aşamaları arasında yer alır. Bu heyecanlar normal yaşamı etkilemediği sürece normal kabul edilir Her insanda aynı oranda heyecan görülmez. Kişilerin heyecanını davranışlarına bakarak anlayabiliriz. Bazılarında ise heyecan dışarıdan belli olmaz. Kişinin duyarlı ve heyecanlı olması bir avantaj olarak kabul edilmelidir.”
Güven eksikliği, hata yaparım endişesi, heyecanın fazla olması, geçirilmiş olan travmalar hatalar zincirini oluşturur.

Kişiler isterse iç konuşmalar yaparak, olumlu taraflarını görür ve duygularını geliştirebilir bu durumdan kurtulmak için.

Trabzon 1461 ile deplasmanda karşılaştığımız müsabakayı izleme fırsatım olmadı. 90+4 dakika sonunda yaptığım görüşmeler ve yerel medyada yorumlarından bilgilendiğim kadarıyla yazmaya çalışıyorum. 3 puan hedefiyle geldiğimiz Trabzon deplasmanın da yakaladığımız skoru koruyamadık 2 puanı rakibimize hediye ederek çok önemli bir avantaj daha kaybettik.
Bugün yapılan karşılaşmalar da alınan sonuçlar bu tabloyu çok net ortaya koymakta.
Gurubumuzda lider olarak girdiğimiz ikinci yarıda oynadığımız sekiz maç sonunda oluşan puan durumuna göre sıralamadaki yerimizin Play off oynayacak takımların dışında yer alıyor olmamız oldukça moral bozucu ve bir o kadarda düşündürücü.

Sonuçlara bakarak bir değerlendirme yapıldığında, Play off oynama şansımızı zora sokabiliriz bu gidişle. Artık şapkayı önümüze koyup çok iyi düşünme zamanı. Çok iyi hesap yaparak toparlanmalıyız.

Daha önce söyledim bir kez daha söylüyorum. Bu takımı lider yapan bu kadro! Ayağa kaldıracak olanda bu kadrodur!

Futbol oyununda başarılı olabilmenin temel kuralı; kendi oyun taktiğini ve oyun sistemini rakibe kabul ettirebilmektir. Başka bir yaklaşımla verdiğin mücadelede temel anlayış, rakibe istediği futbolu oynatmamaktır.  Top sende kalacak, oyunu sen yönlendireceksin, baskı yemeyeceksin. Günümüz futbolunda savunma, top rakibin ayağına geçince başlıyor ve bu tüm takımı ilgilendirir. Defanstan çıkardığın toplar orta sahayı “pas” geçmeyecek! Topu taşıyacaksın.

“Geçen hafta Trabzon 1461 maçı öncesi yazdığım yazıda: Bu hafta Cumartesi günü deplasmanda karşılaşacağımız Trabzon 1461 maçı ayrı bir önem arz ediyor. Her iki takımda moral ve motivasyon olarak iyi. Deplasman galibiyeti ile evine dönen Trabzon 1461 gurubunuzun önemli ve güçlü bir takımı. Önemsiyoruz, saygı duyuyoruz.
İki komşu şehir takımı. Aynı iklim, aynı hava.

Bizim içinde deplasman sayılmayacak bir karşılaşmaya çıkacağız.

Artık her maç bizim için final havasında.

Camia olarak inandığımız bu yolda, tüm maçlara artık ekstra bir motivasyonla hazırlanacağız. Takım olarak kompakt hüvviyete bürünerek tüm hatlarımızla en iyi şekilde organize olacağız. Hücumsal anlamda ve gol yollarında pas trafiğini çok iyi organizasyonlar ile yapmamız gerekiyor. Futbolda gol atmadan maç kazanamazsınız. 3 puan attığınız gollerle yazılır hanenize. Futbolun kuralıdır. diye yazmıştım.”

Müsabaka öncesi kazanmak adına olumsuz olarak söyleyebileceğimiz bir durum olmadığını gördük (saha durumu, iklim koşulları, yükseklik, seyirci baskısı, hakem durumu, rakibin puan sıralamasındaki yeri) deplasman sayılmayacak bir müsabakaya çıkıyorduk.

Alınan bu sonuç ile:
Tünelin ucu göründü, bitime dokuz hafta var, Bir başka ifadeyle ligin boyunun kısaldığı haftalara girmiş bulunmaktayız. Hata yapma ve kötü oynama lüksümüz de yok, hakkı’mız da. Krediler tükendi dikkat! Bu maçı son puan kaybımız olmasını diliyorum.

TFF Profesyonel liglerinde yer alan takımların puan sıralamasındaki yerlerine baktığımda grubumuzda play off iddiamızın devam ettiğini, hatta şampiyonluk şansımızın matematiksel devam ettiğini söylemek mümkün. Mağlubiyeti kafa olarak unutarak her müsabakaya 3 puan alacak şekilde ekstra motivasyonla hazırlanmamız gerekiyor. Alınacak bir mağlubiyetle yarışmacı takımlar dışında kalırız. Yanılmış olmayı çok isterim ancak¸ istatikler 7 mağlubiyet alan bir takımın şampiyon olamadığını göstermektedir.

Futbolun prensipleri vardır ve profesyoneller bunu bilmek zorundadır.

Şampiyon olmak için önümüzde engel yok, sırasıyla çıkacağımız basamaklar var. Basamaklar üzerine basılarak çıkılır.
Hay’de hazırmıyız basamakları çıkımaya!
Biz inanıyoruz sizlerde inanın çocuklar…
Vira bismillah başlıyoruz bu hafta!!!
Saygılarımla…

Talat GÜNDAY
Yönetim Kurulu Üyesi AS Bşk.
Kurumsal İletişim İnteraktif Medya